Hem başvekil Hem başhekim!

4/11/2009 · Kategori: gazetelerden alinti

Tayyip Erdoğan dün öyle bir laf etti ki zannedersiniz ki başbakan değil başhekim!
Aşı kampanyasının başladığı gün..
Sağlık Bakanı'nın ilk aşıyı kendine vurdurduğu gün..
Başbakan, Bakan’a kızdı; ‘Ben aşı olmayacağım’ dedi..
Domuz gribi aşısı kampanyasını resmen bombaladı..
Görürsünüz daha da kimse olmaz!..
* * *
Biz ne yapacağız.. Kime inanacağız..
Bakan’a mı, Başbakan’a mı?
Bakan doktor..
Başbakan değil..
Ama doktor gibi konuştu.. Huyudur, her konuda uzmanmış gibi konuşur..
‘Bu işin riski var, isteyen yaptırır isteyen yaptırmaz’ dedi..
Kesti attı!
Top sizde..
Kara kara düşünüp durun bakalım..
* * *
Yarın aşı okullara gönderilecek..
Sekiz yaşındaki çocuk olmam da olmam diye tutturacak..
Evladım neden olmuyorsun?
Başbakan söyledi!..
* * *
Adam hastanede hademe.. Mikrobun içindesin aşı olsana diyorlar..
Iıh..
Yapma etme..
Başbakan da olmadı..
* * *
Zaten kafalar karışıktı.. Sağlık Bakanı insanları güç bela ikna etmeye çalışıyordu.. Risk altındakiler, çocuklar, hastalar mutlaka olun diye neredeyse yalvardı..
Etkili de oldu..
Başbakan, ‘Bu konuda Sağlık Bakanı ile aynı düşünmüyorum’ demez mi?
Çık işin içinden...
* * *
Böyle bir ülke olur mu?
Domuz gribi aşısını bile kıvıramayan, beceremeyen, eline yüzüne bulaştıran ülke iyi yönetiliyor denir mi?
Alt tarafı aşı!
* * *
Daha grip aşısı meselesinin altından kalkamayan hükümet Kürt açılımını nasıl halleder.. Yazınca kızıyorlar; halledemediler..
En son yapacaklarını ilk önce yaptılar, bir çuval inciri berbat ettiler..
* * *
Dağılmayalım aşıdan gidelim.. Başbakan bu çıkışı niye yaptı.. Kampanyaya neden son verdirdi..
Yarın bunun faturası siyasi iradeye kesilirmiş de ondan.. Farkında mı bilmem asıl riski şimdi aldı..
Niye mi?
Sağlık Bakanlığı uzmanlarının senaryosuna göre..
Aşı yapılırsa 400 kişi ölecek..
Yapılmazsa 5000..

***********************************************

İslamcıdan demokrat olmaz.
Hürriyet’te Ahmet Hakan şahane yazdı..
Helal olsun dedim.. Kıskandım..
Mesele şu..
Bir grup İslamcı ellerinde pankart yollara döküldüler ya.. ‘Cuntaya hayır. Darbeciler yargılansın’ diye..
Ahmet Hakan soruyor..
‘12 Eylül’de neredeydiniz.. 28 Şubat’ta neredeydiniz’ diye..
‘Hapislerde çürüdünüz mü, işkenceden geçtiniz mi, hayatınız karardı mı?’ diye..
* * *
Boşuna çenemizi yormayalım..
İslamcıdan demokrat olmaz.. Sittin sene geçse yine olmaz.. Onların demokrasiyle işi gücü yoktur.. Üstüne üstlük sevmezler.. Alerjileri vardır..
12 Eylül’le anında uzlaşan onlar değil miydi?
Unutmadık..
Şimdi çıkmışlar ‘darbeciler yargılansın’ diyorlar..
* * *
O günleri hatırlayın.. Solun üzerinden silindir geçti.. Solcudur damgası yiyen hapse atıldı.. Ülkücülerin tırnakları söküldü..
İslamcılar ne yaptı?
Memleket komünistlerden, faşistlerden temizleniyor diye göbek attı..
Zındıklardan kurtulduk diye!
Bir tek gün demokrasi mücadelesi vermeyenler, demokrasi umurlarında olmayanlar, AKP iktidarda diye demokrat kesilmez mi..
Ben de buna uyuz oluyorum..
* * *
Ahmet Hakan’a katılıyorum.. Meydanlara çıkmışlar, izinle, icazetle ‘En Kahraman Rıdvan’ı oynuyorlar..
Ayıp!


Mehmet Tezkan - Milliyet

Yorum (2) Yorum yaz!

Kararlılık mesajı çıktı ya daha ne istiyorsunuz?

4/11/2009 · Kategori: gazetelerden alinti

Eğip bükmeden soralım...
*

Son 5-6 yılda...

PKK’lı mı tıktık içeri?

Subay-astsubay mı?


*

Eli silahlı teröristlere habire af çıkarırken; İstiklal Madalyası sahibi Jandarma Genel Komutanı’nı hapse atıp, beyin kanaması geçirene kadar içerde tutmadık mı?

PKK’ya yataklık yaptığı için hapiste yatan kadını, çıkarıp, Meclis’e sokarken, Cumhurbaşkanı’nın masasına davet ederken; 1’inci Ordu Komutanı’nı "terör örgütü kurmak"tan içeri tıkmadık mı?

Şehide "kelle" dediği için tazminat ödemeye mahkûm olan, "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir canım kardeşim" diyen Başbakan’a, "Bravo, aynen devam" deyip, yüzde 47 oy vermedik mi?

PKK, hastalanmaması için serçe parmağının tansiyonu bile ölçülen Abdullah Öcalan’ın saçı kesildi diye, kalkışma provası yapıp, Diyarbakır’ı yakıp yıktığında, polisin-askerin elini tutup, "Cana geleceğine mala gelsin" diyen Diyarbakır Valisi’ne "aferin" deyip, Başbakanlık Müsteşarı yapmadık mı?

Kafamızda Amerikan çuvalıyla gezerken, koordinatör saçmalığı icat edip, "Amerika bizi çok seviyor, istihbarat verecek" demedik mi?
"Amerika istedi diye harekátı kısa kestik, içerde parça bıraktık, o kampları tutmamız gerekirdi" dediği için, neredeyse "vatan haini" ilan edilen Deniz Baykal, o kamplardan gelen teröristler önceki gün Aktütün’ü bastığında haklı çıkmadı mı?

Irak’taki hacivat "Kedi bile vermem" derken; yaralı PKK’lıların tedavi edildiği Kuzey Irak’taki hastaneyi bile kendi ellerimizle yapmadık mı?

Vatandaşa zam üstüne zam geçirirken, PKK’yı koynunda besleyen Barzani’ye, Talabani’ye yarı fiyatına elektrik vermiyor muyuz?

İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de kadınları çocukları havaya uçurduklarında; besleme medyadaki arkadaşlar utanmadan, "Ne malum PKK’nın yaptığı" demedi mi?

Şehit çocukları çıplak ayakla gezerken, tabut başındaki karnı burnunda tazeler Allah’ıyla baş başa kalmışken; fitreleri zekátları Mehmetçik Vakfı yerine, Almanya’da din-iman hortumcusu olduğu alenen tescillenen Deniz Feneri’ne vermiyor muyuz?

Gariban ailelerin çocukları şakır şakır şehit düşerken, subay-astsubay çocukları oradan oraya tayin edilip, lise mezunu olana kadar 28 tane şehir değiştiriyor; yaşadıkları travma nedeniyle üniversite kazanamıyor ve onlara hiçbir ayrıcalık tanınmıyorken; "Babamın parası var, benim de bokumda boncuk var, onun için yurtdışında okuyorum" diyenler askerlikten yırtmıyor mu?

Bir zamanlar bu memlekette askerlik yapmayana kız bile verilmezken, "Popomda sivilce çıktı, bak bu da raporu" diyenler, askerlikten sıyırmıyor mu?

*

Genelkurmay, 68 kere basılan 46 şehit verdiğimiz gecekondudan bozma dandik karakolu, parasızlık nedeniyle 100 metre ileriye taşıyamadığımızı açıklarken; Genelkurmay eski Başkanı’na, korgeneral refakatinde askeri uçakla taşıyarak, 1 trilyon liralık zırhlı Audi almadık mı?

*

Neymiş efendim, terör zirvesi toplanmış, kararlılık mesajı çıkmış...

Yerim ben sizin o kararlılık diyen dillerinizi, yerim.


Yılmaz ÖZDİL   07.10.2008

Yorum (yok) Yorum yaz!

Son pişmanlığa da ceza indirimi var mı?

22/10/2009 · Kategori: gazetelerden alinti

Pişman mısınız?

- Yo-oo, değilim.

- Yaz kızım, etkin pişman, beraatine...

                                                                          *

- Niye geldiniz?

- Sayın Öcalan söyledi.

- Yaz kızım, örgüt üyesi olmadığına...

                                                                          *

Sen mesela, hacı emmi!

“Bunlar dinini bilen çocuklar, vatana millete hayırlı olur” diyordun sakalını sıvazlaya sıvazlaya...
Nasıl gidiyor sence vatan millet işleri?
Sen değil miydin köyün şehidi için fazladan iki rekat namaz kılan...
N’olacak şimdi?

*

“Etkin pişmanım” deme bana...
O, sana uygulanamıyor maalesef, seninki son pişmanlığa giriyor,
kusura bakma...

*

Veya sen, Hatçe yenge.

İftar çadırında, senin paranla sana avanta çorba ısmarlayanlara bi hatim indirmediğin kalmıştı...
“Allah devletimize zeval vermesin” diye dualar ediyordun...
N’ooldu şimdi o devlet?

*

Ya sen, emekli Ahmet bey.

Kahvede başının etini yedin milletin, eczaneden nasıl bedavaya ilaç aldığını anlata anlata bitiremedin, 20 tane reyin olsa, 20’sini de vereceğini söylüyordun...
 Nasılsın şimdi?
Memleketi iki tane aspirine satmış gibi hissediyor musun kendini?

*

Ya da sen, laylaylom Arzu.

“Ay bakamıyorum şekerim, hep cenaze, hep ağlayan insanlar, o perişan çocuklar filan, vallahi yüreğim dayanmıyor, fena oluyorum, kapatıyorum televizyonu, seyretmiyorum artık haberleri” diyordun...
Seyrediyor musun şimdi?
Aç artık, aç...
Ekranlar güzelleşti.

*

Sen, liboşik işadamı Tarık.

Bir taraftan “Ben cebime bakarım azizim” deyip, takunyalıların önünde el pençe divan duruyordun, bir taraftan, utanmadan, Mehmetçik Vakfı’na bağışta bulunuyordun...
İster misin, Mehmetçik Vakfı’na yaptığın bağışlar yüzünden başın derde girsin şimdi?

*

Sen, üniversiteli Şebnem.

Sana ders veren hocayı sabahın köründe yatağından kaldırıp, pijamayla tutukladılar, kanser oldu adam kahrından, “neme lazım” dedin, zahmet edip kantindeki protestoya bile katılmaya tırstın, kenardan kenardan araziye uydun...
Niye endişeliymişin gibi yapıyorsun ki şimdi?

*

Sen, memur Hüseyin.

Başındaki badem bıyıklı görecek diye, bizim yazıları bile gizli gizli okuyorsun internetten, gammazlanacaksın diye yusuf yusufsun...
Zaten o nedenle katılmamıştın Cumhuriyet mitinglerine...
Katılsana şimdi PKK mitingine...
Sana söyleyeyim, terfi bile edersin belki.

*


NOT: Bu yazıyı, “İki cihanda lekeli” albümünü heyecanla beklediğimiz Sezen Aksu’nun “Masum değiliz hiçbirimiz” şarkısı eşliğinde okursanız, daha şık olur.

Yılmaz ÖZDİL

Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::

Photobucket Photobucket

Son Yazılarım

Photobucket Photobucket

Kategorilerim

Photobucket Photobucket

Arkadaşlarım

Photobucket Photobucket

Bağlantılarım

Photobucket free counters
Photobucket
Photobucket Fikrimin Ince Gulu - Ismail Hakki Bey